top of page

Fasiyel Travmalar

  1. Genel Bilgilendirme

  2. Yüz Travmalarının Nedenleri ve Sıklığı

  3. Travmanın Etkilediği Dokular

  4. Travmanın Sistemik Etkileri ve Multidisipliner Yaklaşım

  5. Travmalı Hastanın Erken Değerlendirilmesi

  6. Acil Tedavi Protokolü (ABC Yaklaşımı)

  7. Kesin Tedavi ve Cerrahi Planlama

  8. Fraktürlerin Tedavi Prensipleri

  9. Sonuç ve Genel İlkeler

1. GENEL BİLGİLENDİRME

Çene-yüz bölgesinde meydana gelen yaralanmalar, hem estetik görünümü hem de fonksiyonel bütünlüğü etkileyen önemli durumlardır. Bu bölge, sosyal yaşamda kişinin en çok dikkat çeken kısmı olduğundan tanı ve tedavisinin titizlikle planlanması gerekir. Yüz travmaları yalnızca fiziksel deformasyon değil, aynı zamanda psikolojik etkiler de yaratabilir.

 

2. YÜZ TRAVMALARININ NEDENLERİ VE SIKLIĞI

 

 

Yüz travmalarına günümüzde oldukça sık rastlanmaktadır.

Başlıca nedenler:

 

  • Trafik kazaları (emniyet kemeri kullanılmaması, alkollü veya hızlı araç kullanımı)

  • Yüksekten düşmeler

  • Kavgalar, darp veya intihar girişimleri

  • Spor yaralanmaları

  • İş kazaları

 

Yüz bölgesi anatomik olarak korumasız olduğu için bu kazalarda yumuşak doku ve kemik yaralanmaları sık görülür. Araştırmalara göre Avrupa’da %35,6 oranında trafik kazası, Amerika’da %69 oranında şiddet kaynaklı travma görülür. Türkiye’de ise trafik kazaları %32,4, şiddet %32, düşmeler %27,1 oranındadır.

16 yaş altı bireylerde en sık neden düşmelerdir.

 

3. TRAVMANIN ETKİLEDİĞİ DOKULAR

 

 

Çene-yüz travmaları hem yumuşak dokulara hem de iskelet sistemine zarar verebilir.

 

  • Yumuşak doku yaralanmaları: Deri, kas, dudak, dişeti ve sinirleri etkileyebilir.

  • Kemik kırıkları: Elmacık kemiği, burun, göz çevresi (orbita), üst çene (maksilla) ve alt çene (mandibula) kırıkları en sık görülenlerdir.

 

 

Yalnızca yumuşak doku yaralanması olabileceği gibi, doku hasarı olmadan kemik kırıkları da oluşabilir.

 

4. TRAVMANIN SİSTEMİK ETKİLERİ VE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM

 

Yüz bölgesindeki travmalar bazen yalnızca yüzle sınırlı kalmaz. Eşlik eden nörolojik, göz, kulak, solunum yolu veya iskelet sistemi yaralanmaları da bulunabilir. Bu nedenle hastanın genel durumu, diğer organ sistemleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Başarılı bir tedavi, doğru tanı ve multidisipliner yaklaşım ile mümkündür.

 

5. TRAVMALI HASTANIN ERKEN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

 

Travmalı hastanın doğru yönetimi, erken dönemde yapılan değerlendirmeye bağlıdır.

Tedavi süreci iki aşamadan oluşur:

 

  1. Acil (hayat kurtarıcı) tedaviler

  2. Geç dönemde yapılacak planlı cerrahi işlemler

 

6. ACİL TEDAVİ PROTOKOLÜ (ABC YAKLAŞIMI)

 

Akut travmalı hastalarda uygulanan evrensel acil tedavi protokolü “ABC Protokolü” olarak bilinir:

 

  • A (Airway): Hava yolunun açıklığının sağlanması

  • B (Breathing): Solunumun desteklenmesi

  • C (Circulation): Dolaşımın sağlanması

  • D (Disability): Nörolojik değerlendirme yapılması

  • E (Exposure): Giysilerin çıkarılması ve vücudun incelenmesi

  • F (Foley): İdrar sondası takılması

  • G (Gastric): Mide sondası uygulanması

 

 

Bu aşamalar tamamlandıktan sonra hastanın durumu stabilize edilir ve kesin tedavi planlanır.

 

7. KESİN TEDAVİ VE CERRAHİ PLANLAMA

 

Yüz travmalarında erken cerrahi müdahale fonksiyonel ve estetik sonuçlar açısından önemlidir.

Tedavi zamanı, hastada başka sistem yaralanması olup olmamasına göre belirlenir.

 

  • İlk birkaç gün içinde yapılan müdahalelerde başarı oranı yüksektir.

  • Gecikmiş olgularda kemik redüksiyonu zorlaşır ve iyileşme uzar.

 

 

Kesin tedavide amaç, yüzün doğal konturunu ve dişlerin kapanış ilişkisini yeniden sağlamaktır.

 

8. FRAKTÜRLERİN TEDAVİ PRENSİPLERİ

 

 

Maksillofasiyal kırıkların tedavisinde üç temel prensip vardır:

 

  1. Fraktürün açığa çıkarılması (ekspojür)

  2. Redüksiyon ve internal fiksasyon

     

    • İnterossöz telleme

    • Mini ve mikro plaklar

    • Titanyum vidalar

    • Kompresyon plakları

     

  3. Gerektiğinde kemik grefti uygulaması

 

 

Bu teknikler, hem stabil oklüzyon hem de yüz simetrisini geri kazandırmayı amaçlar.

Eksternal fiksasyon nadiren gereklidir.

 

9. SONUÇ VE GENEL İLKELER

 

 

Çene-yüz yaralanmalarında tedavi planı, hastanın genel durumu ve eşlik eden yaralanmalar dikkate alınarak yapılmalıdır.

Hayati tehlike yoksa, fraktürlerin redüksiyonu, kemik fiksasyonları ve yumuşak doku onarımları mümkün olan en erken dönemde uygulanmalıdır.

 

Yaygın kırıklarda (panfasiyal fraktürler) amaç; stabil oklüzyon, düzgün yüz simetrisi ve fonksiyonel bütünlüğü yeniden kazandırmaktır.

Erken, planlı ve multidisipliner bir yaklaşım, hem fonksiyonel hem de estetik olarak en iyi sonucu sağlar.

bottom of page